Lisede kimya öğretmenliği yapan Walter White adında bir karakterin, ailesine miras bırakmak amacıyla suç dünyasına adım atmasının hikâyesini anlatan Breaking Bad, introsunu izleyince tüylerinizin diken diken olmasından tutun her detayına kadar, hiç kuşkusuz televizyon tarihinin en unutulmaz yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu muhteşem yapımın neden bu kadar sevildiği ise uzun zamandır tartışılan bir konu.
Yabancı dizi denildiğinde akla gelen ilk yapımlardan biri hiç şüphesiz Breaking Bad oluyor. Dizinin karakter gelişimi ve hikâye anlatımı, gerçekten tartışmasız derecede şahane. Ancak bir diziyi izleyiciye sevdirebilmek için yalnızca hikâye veya karakter derinliği yeterli değildir; oyunculuk da çok büyük bir rol oynar. Özellikle Jesse Pinkman karakterini canlandıran Aaron Paul, hiç oyunculuk eğitimi almadan sergilediği etkileyici performansıyla takdiri hak ediyor.
Vince Gilligan’ın yazdığı ve yönettiği bu hikâye, dizinin başarısındaki en önemli faktörlerden biri. Vince Gilligan, diziyi çekerken para hırsına kapılmamış ve izleyiciye kaliteli bir yapım vermeye çabalamıştır. Bu da dizinin kalitesini bir hayli artırmıştır.
Dizinin kültürel etkisinden de bahsetmek gerek. Breaking Bad‘in belki de en çok akılda kalan sahnelerinden biri, Walter White’ın (Heisenberg) 5. sezonun 7. bölümünde söylediği “Say My Name” repliğiyle ortaya çıktı. Bu sahne, dizinin finaline yaklaşırken izleyiciyi derinden etkileyerek, internet âlemine adını yazdıran bir meme haline geldi. Her geçen yıl, bu sahneyle ilgili yüzlerce yeni meme ve espri paylaşılıyor.
Sinematografi ve görsel estetik açısından da son derece başarılı olan dizinin, bir bölümünün ortalama 3 milyon dolarlık maliyetle çekildiği düşünüldüğünde, bu görsel zenginlik hiç şaşırtıcı değil. Ayrıca diziyi henüz izlememiş olanlar için finalin büyük bir sürpriz içerdiğini belirtmek gerek. Bu da Breaking Bad‘i izlemeye değer kılan bir başka önemli faktör.
Her yıl binlerce dizi üretilen bu dünyada, 2013 yılında final yapan Breaking Bad, IMDb’nin “Top 250 TV Shows” listesinde 9.5 puanla zirvedeki yerini hâlâ koruyor. Eğer hâlâ izlemediyseniz, gerçekten çok şey kaçırıyorsunuz! 😊 Ayrıca dizinin önemli karakterlerinden biri olan Saul Goodman’ın hikâyesinin anlatıldığı Breaking Bad’in spinoff dizisi olan Better Call Saul dizisini de şiddetle tavsiye ederim. Hayran kitlesinin azımsanmayacak bir kısmı, Better Call Saul’un Breaking Bad‘den daha iyi bir dizi olduğunu düşünüyor. Bu kitleye ben de dahilim. 😊
Breaking Bad’in bir diğer spinoff’u ve dizinin finalinden tam 6 yıl sonra piyasaya sürülen yapım El Camino, Jesse Pinkman’ın Breaking Bad’in finalinin ardından yaşadıklarını ve hayata tutunma mücadelesini konu alıyor. Muhteşem oyunculuğu ile konuşulan Aaron Paul’un başrolünde olduğu bu film, Jesse’nin kaçışının ve geçmişiyle yüzleşmesinin hikâyesini derinlemesine işliyor. Eğer Breaking Bad‘i bitirdiyseniz, hiç vakit kaybetmeden El Camino‘yu da izlemeniz gerektiğini söyleyebilirim.











