Dünyayı Değiştiren İsimler: İlham Veren 10 Kadın

Dünyayı Değiştiren İsimler: İlham Veren 10 Kadın

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi alanlarda başarılarının kutlandığı ve toplumsal eşitlik için verdikleri mücadelelerin hatırlandığı önemli bir gündür. Kadınlar, yüzyıllar boyunca toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmiştir. Yaşanılan tüm zorlu şartlar arasından yıldız gibi parlayan ve hemcinslerine ilham veren kadınlar, cesaretleri ve kararlılıklarıyla yalnızca kendilerini değil, tüm toplumları dönüştürerek kalıcı izler bırakmışlardır. 

Bu yazımızda ise, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe’ne özel olarak, geçmişten günümüze, dünyanın dört bir yanından ve ülkemizden hemcinslerine ilham veren 10 özel kadının hayatlarını ve onların toplumsal mücadelesini derledik.

1. Marie Curie

Marie Curie, 1867 yılında Polonya’da dünyaya gelmiştir. Kadınların eğitimlerine engellerin getirildiği bir dönemde zorlu yollardan geçen Curie, fizik ve kimya alanında önemli çalışmalar yapmıştır. Curie, “radyoaktivite” kavramını ortaya atan, iki yeni elementi keşfeden ve taşınabilir X-ışını cihazıyla tıpta devrim yaratan öncü bir fizikçi ve bilim insanıdır. Aynı zamanda Marie Curie, 1903’te Nobel Fizik Ödülü’nün ve 1911’de Nobel Kimya Ödülü’nün sahibi olmuştur. Üstelik bu ödüllerle iki ayrı alanda Nobel Ödülü’nü kazanan ilk insan olarak tarihe geçmiştir. 1904 yılında Fransa’da doktorasını tamamlayan Curie, burada gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ik kadın olmuştur. O, yalnızca bilim alanında değil, erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü bir dünyada kadınların toplumdaki rolüne dair köklü bir değişimin öncüsü olarak, kadınlara ilham vermektedir.

2. Frida Kahlo 

Frida Kahlo, 6 Temmuz 1907 yılında Meksiko’nun güneyindeki Coyoacán’da dünyaya gelmiştir. Ünlü bir ressam olan Kahlo, hem sanatıyla hem de sıra dışı yaşamıyla pek çok insanın ikon olarak nitelendirdiği biridir. Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felci ve gençlik yıllarında geçirdiği trafik kazası ona yıllarca devam eden fiziksel acılar yaşatmıştır. O ise, yaşadığı acıları sanata dönüştürmüş ve güçlü otoportreleri ortaya çıkarmıştır. Kahlo’nun yaptığı çalışmalar, Meksika toplumundaki cinsiyet, sınıf, kimlik ve ırk çatışmalarını kapsamaktadır. Aynı zamanda ünlü ressam, Louvre Müzesi’nde sergilenen ilk Meksikalı sanatçı olarak tarihe geçmiştir. Sanat dünyasında kendine önemli bir yer edinen Kahlo, herkese cesaret aşılayan önemli bir ikon olmayı sürdürmektedir.

3. Jane Austen

İngiliz roman yazarı Jane Austen, 16 Aralık 1775 yılında Steventon, Hampshire’da doğmuştur. Austen, roman yazmaya 14 yaşında başlamış olup, 18. Yüzyılın katı toplumsal kurallarına rağmen edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiştir. O dönemlerde, kadınların roman yazması toplumda büyük bir önyargıyla karşılanmaktadır. Dolayısıyla Austen, tüm kitaplarını anonim olarak yayımlamak mecburiyetinde kalmıştır. Ancak vefatından sonra kitap yazarının gerçek kimliği ortaya çıkmıştır. “Aşk ve Gurur” ile “Sağduyu ve Duyarlılık” gibi dünya edebiyatında klasikleşmiş romanların yazarı olan Jane Austen, yazdığı romanları komik, sevecen ve kadınların toplumdaki rollerini sorgulayan bir tema altında birleştirmiştir. Üstelik yazar, sadece aşk hikayeleriyle değil, kadınların zeka, bağımsızlık ve özgüvenle de var olabileceğini göstermiştir. Austen, tüm kadınlara ilham olmuş cesur bir kadınlardan biridir. 

4. Anne Frank

Anne Frank, 12 Haziran 1929 yılında dünyaya gelmiştir ve Yahudi kökenli Alman-Hollandalı bir günlük yazarıdır. Frank, Almanya’da Nazilerin yaymış olduğu Yahudi düşmanlığı sebebiyle ailesiyle birlikte Hollanda’ya kaçmıştır. İkinci Dünya Savaşı esnasında Almanların Hollanda’yı işgal etmesiyle de ailesiyle birlikte gizli bir evde yaşamışlardır. Nazilerin zulmünden kaçmak için sığındıkları gizli odada insanlık tarihinin en acımasız dönemlerini anlattığı bir günlük tutmuştur. Frank, nazi toplama kamplarına gönderilene kadar burada günlük tutmaya devam etmiştir. Aynı zamanda, “Anne Frank’in Hatıra Defteri”, yalnızca acımasız savaşı değil, bir genç kızın hayallerini, umutlarını ve hayata olan inancını da yansıtmaktadır. 15 yaşında hayatını kaybeden Anne Frank’ın günlüğü, babası Otto Frank tarafından 1947 yılında yayınlatılmıştır. Bu kitap günümüzde 70’den fazla dilde yayınlanmış olup, milyonlarca insana ilham vermeye devam etmektedir.

5. Ada Lovelace

Ünlü İngiliz şair Lord Byron ve Isabella Byron çiftinin çocuğu olan Ada Lovelace, 10 Aralık 1815’te dünyaya gelmiştir. 19. Yüzyılda, kadınların bilim ve teknoloji alanında faaliyet göstermesinin imkansız olduğu bir dönemde, annesini yol göstermesiyle bu alanlarda dersler almaya başlamıştır. Ayrıca Lovelace, Charles Babbage’in “Analitik Makine” adını verdiği ve günümüzdeki bilgisayarın atası olarak kabul edilen cihaz için yazdığı algoritmalarla “dünyanın ilk bilgisayar programcısı” unvanını kazanmıştır. Makinelerin hesap yapmaktan daha fazlasını yapabileceğini öngören ilk kişi olan Lovelance, günümüzdeki modern yazılım mühendisliğinin de temellerini atmıştır. Ada Lovelance, bilim ve teknoloji alanına ilgisi olan tüm kadınlara öncü olmaya devam etmektedir. 

6. Sabiha Gökçen

Sabiha Gökçen, 22 Mart 1913 yılında Bursa’da dünyaya gelmiştir. Türkiye’nin ilk kadın pilotlarından biri olan Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçmiştir. Aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün sekiz manevi evladından birisidir. Gökçen, 1935’te Türk Hava Kurumu’nda pilotluk eğitimine başlayarak, kısa zamanda savaş pilotu unvanını kazanmıştır. Erkek egemenliğinin hakim olduğu bir alanda büyük başarılara imza atan Gökçen, uçuş kariyeri boyunda ortalama 8.000 saat uçuş gerçekleştirmiştir. Sabiha Gökçen’in ismi, Türkiye’nin en büyük havalimanlarından birinde yaşatılmakta ve kadınların ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. 

7. Halide Edip Adıvar

Türk edebiyatının ve kadın haklarının öncülerinden biri olan Halide Edip Adıvar, 9 Ocak 1964 yılında dünyaya gelmiştir. Adıvar, toplumsal bilimler alanında önemli çalışmalara sahip olmakla birlikte, eserlerinde aşk, kadın psikolojisi ve milliyetçilik gibi konulara yer vermiştir. Aynı zamanda gerçekçi edebiyat akımının ortaya çıkmasına liderlik eden bir aydın olarak görülmektedir. Halide Edip, Kurtuluş Savaşı esnasında cephede, kadınların ve çocukların haklarını savunarak toplumda önemli bir rol oynamıştır. “Ateşten Gömlek” gibi herkesçe bilinen eserlerinde savaşın yıkıcı etkisini ve kadınların mücadeleci ruhunu işlemiştir. Değerli yazar Adıvar, cesur karakteri ve topluma yaptığı katkılarla günümüzde kadınların ilham kaynağı olarak görülmektedir.

8. Türkan Saylan

Türkan Saylan, 13 Aralık 1935 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Saylan, cüzzam (lepra) hastalığını bitiren hekim olarak bilinmektedir. Üstelik yalnızca tıp doktoru olarak değil, Türkiye’nin eğitim ve sağlık alanında devrim yaratan kadınların biri olmuştur. Cüzzam hastalığıyla ilgili yaptığı çalışmalarda gösterdiği büyük çaba, ona hem Türkiye’de hem de dünyada büyük bir saygı kazandırmıştır. Saylan’ın en büyük miraslarından biri ise, eğitim alanında yaptığı katkılar olmuştur. Kurduğu “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği” ile kız çocuklarının eğitim almalarını destekleyip, onların toplumda önemli bir yer edinmesi için mücadele etmiştir. Eğitim alanında gösterdiği tüm bu mücadelelerin ardından Saylan, Uluslararası Gandhi Ödülü’nün sahibi olmuştur. Türkan Saylan, toplumsal sorumluluk bilincinin öncülerinden olarak Türkiye’nin en değerli kadın figürlerinden biri haline gelmiştir.

9. Afife Jale

Afife Jale, 1902 yılında İstanbul’un Kadıköy ilçesinde dünyaya gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nda kadınların tiyatro sahnelerinde yer almasının yasak olduğu bir dönemde, kadınların sanatta var olabileceğini kanıtlayan önemli bir sanatçıdır. Erkek egemenliğinin hakim olduğu bir dönemde, konservatuvar eğitimi alan 5 kadından biri olmuştur. Kendisini sahnede göstererek, kadınların sanatta özgür biçimde var olabileceğini göstermiştir. 13 Nisan 1920 yılında, prömiyeri yapılacak olan Hüseyin Suat’ın “Yamalar” isimli oyunundaki Emel rolü, Afife Jale’nin tiyatrondan ayrılması sebebiyle oyuncusuz kalmıştır. Ancak bu rolü mutlaka Afife Jale’nin oynamasını istemişlerdir. Böylece Jale, 22 Nisan’da Kadıköy Apollon Sineması’nda (şimdiki adı Rex), Emel rolüyle sahneye çıkan ilk Türk kadın olmuştur. Hayatı boyunca karşılaştığı engellere rağmen, azmi ve cesaretiyle kendini tiyatroya adamış olan Afife Jale, günümüzde sanatın önemli bir ilham kaynağı olarak varlığını sürdürmektedir.

10. Safiye Ali

Türk doktor olan Safiye Ali, 2 Şubat 1894 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Ali, Türk kadınlarının eğitim ve sağlık alanında öncü isimlerinden biri olmuştur. Üstelik toplumun beklentilerine karşı çıkarak Türk kadınlarına sağlık hizmetleri sunarak büyük bir toplumsal katkı sağlamıştır. Safiye Ali, Almanya’da aldığı tıp eğitiminin ardından, Türkiye’nin ilk kadın doktoru olma unvanının sahibi olmuştur. Üstelik kadın hastalıkları ve doğum alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır ve kadınların bilinçlenmelerine katkıda bulunmuştur. Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkına sahip olması, eğitim alabilmeleri ve kendilerini toplumda özgürce ifade edebilmeleri gibi tüm haklara sahip olmasının önünü Safiye Ali açmıştır. 

İlham kaynağı olarak saydığımız 10 kadına yer vermiş olsak da, dünyada ve ülkemizde cesareti ve azmiyle kadınlara öncülük etmiş ve toplumsal önyargıları kırmış pek çok değerli kadın bulunmaktadır. Her bir isim, eşitlik ve adalet konusunda verdikleri mücadelelerde gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam edecektir.

  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    s_per
    Süper
  • 0
    kusucam
    Kusucam
  • 1
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim

Yazıyor...✍🏻

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir